Mutluluk Çok Yakınınızda…

İnsan doğası gereği her zaman mutluluğu arayacak şekilde hareket eder. Hayatı boyunca yapmak istediği, gerçekleşmesini arzuladığı birçok planı vardır. Bu planların hepsi tek bir ortak noktada birleşmektedir, bu da mutlu ve huzurlu bir yaşamdır.

Bu yüzden pek çok insan farklı yöntem ve yollar izleyerek bu ortak amaca ulaşmayı hedefler. Ancak çoğu insan tüm emek ve çabasına rağmen aradığı huzur ve mutluluğu hiçbir zaman bulamaz. Gönül rahatlığıyla “aradığım mutluluğu buldum” diyemez, hep daha fazlasını ister. Bu arayış sonu gelmeyen dipsiz bir kuyu gibidir.

Bazı insanlar vardır ki ancak maddi imkanları fazla olduğunda mutlu olacaklarını düşünürler. Bu insanlar için tüketmek, tüm güzellikleri ve zevkleri tatmak hayatlarının en önemli mutluluk kaynağıdır. Kimi insanlar için de mutluluk başkaları tarafından beğenilmek, tanınan ve peşinden koşulan kimse olmaktır.

Ne var ki tüm bu mutluluk formülleri ne kadar iyi planlanırsa planlansın sahte ve geçicidir. Bu sahte formüller kişiyi gerçek mutluluğa asla yaklaştırmaz. Kişi yıllarca hayalini kurup zar zor gerçekleştirdiği planların aradığı mutluluğu kendisine neden vermediğini bir türlü anlayamaz. Oysa bunun nedeni, mutluluğu sağlayan gerçek sırdan tamamen habersiz olmalarıdır.

 

Mutluluğun sırrı nedir?

Gerçek şu ki mutluluğun tek bir sırrı vardır, o da Allah’ı aşkla ve coşkuyla sevmek, O’na teslim olmaktır. Allah’ı sevmeyen bir insana ya da topluma Allah hiçbir şekilde gerçek mutluluğu tattırmaz. Her işinde Allah’a yönelmeyen bir insanın mutlu olması imkansızdır. Allah belki o kişiye bu dünyada elde etmek istediklerini verebilir, ancak bu durum kişiyi yanıltmamalıdır, çünkü Allah insanları denemek maksadıyla da nimetlerini arttırmaktadır. Kişi elde ettiği nimetlerle bir tür mutluluk da hissedebilir, ancak bu kalbini tam anlamıyla rahatlatan bir mutluluk değildir hiçbir şekilde. Her türlü maddi imkana sahip olsa da gerçek mutluluğa karşı özlem ve arayışı hiçbir zaman son bulmayacaktır. Diğer bir ifadeyle, ruhu hiçbir zaman mutmain olmayacaktır. Allah bu durumu şu şekilde bildirmiştir:

Kim de Benim zikrimden yüz çevirirse, artık onun için sıkıntılı bir geçim vardır… (Taha Suresi, 124)

Bilinmelidir ki insanın ruhu ancak imanla tatmin bulur. Akıl ve ruh güzelliğini, ruh zenginliğini, sevinç ve neşeyi yalnızca imanla oluşur. Allah’a tevekkül eden bir insan dünyanın en büyük konforuna sahiptir. Tevekkül eden, her işinde Allah’a yönelip dönen bir insanın üstünde çok büyük bir ferahlık ve mutluluk meydana gelir. Allah bir ayetinde şöyle buyurmaktadır:

De ki: “Allah’ın bizim için yazdıkları dışında, bize kesinlikle hiçbir şey isabet etmez. O bizim Mevlamızdır. Ve müminler yalnızca Allah’a tevekkül etmelidirler.” (Tevbe Suresi, 51)

Allah’a inanan ve Allah’a canı gönülden teslim olan insanlar her koşulda mutludurlar. Unutulmamalıdır ki, Allah yarattığı kullarını çok sevmekte ve her zaman kullarının iyiliğini istemektedir. Bizi seven, bize sürekli nimet sunan Rabbimize yönelmek, O’nunla dost olmak hiçbir şekilde ertelenmemesi gereken çok önemli bir güzelliktir. Allah, Kendisini dost edinen kullarına nimetlerini daha da arttıracak, ruhlarının hoşnut olacağı mutluluğu onlara verecektir. Ne mutlu Allah’ın taraftarlarına, ki onlar hem dünyada hem ahirette güzel bir hayatla yaşayacaklardır. Rabbimiz bu konuyu Kuran’da şöyle müjdelemektedir:

… Allah onlardan razı oldu, onlar da O’ndan razı olmuşlardır. İşte büyük ‘kurtuluş ve mutluluk’ budur. (Maide Suresi, 119)

Published by

Leave A Comment